Rütbe: Webmaster
Üye No: 1
Cinsiyet: 
Konu Sayısı: 19
Mesaj Sayısı: 279
Nerden: Kim Soruyodu :)
Teşekkür Sayısı : 18
Kurt Avlamaya Kuzu Yollanmaz...
|
 |
« Yanıtla #15 : 06/04/2010, 21:15 » |
|
06.04.201 0
Merhamet! Lügat kitabında bir kelime! Onu öğretmek. İnsanlara acımayı belletmek . Acımanın usullerin i, ana mektebi programına eş yürütmek... Bütün cemiyeti mahşer arsasına benzer, bir acıma ve bağışlama zemininde toplamak, oradaki bir milyon bacalı, bilmem kaç milyon çarklı merhamet kombinasında çalıştırmak. İnsanda kötülük iktidarını döve döve pekleştirmek yerine, hohlaya hohlaya yumuşatmak, insanı kötülüğe iktidarsız kılmak. Boyuna fedakârlık, durmadan fire isteyen, hattâ sermayeyi tehlikeye atan bir gerçek. Fakat uğrunda kaybedild ikçe, kazancının büyüklüğünü gösteren, yalanı meydana çıktıkça doğruluğu sağlamlaşan bir gerçek. Ben, bu gerçeğe kurbanım!
Bunlar, doktorun, cerrahın çare kalmayınca bütün bir uzvu budamaya mecbur olması gibi, iç tedavi üstünde tedbirler . Böyle bilerek, ona göre kanun, ona göre mahkeme, ona göre ceza ölçüsü, hak ve adalet tevzii... Hususiyle ... Ona göre aile ve cemiyet terbiyesi . Masallard a, karıncaları ezmemek için, ayağına çıngıraklı nalin giyen adam yerine, incecik manaları ezmeyeyim diye, toprakta basacak yer bulamayan çilekeş insanların topluluğu. İçtiği suyu, olduğu gibi gözyaşına çeviren insanların cemiyeti. .. Benim af ve merhamet tezim, olur olmaz tecrübelerden affedilec ek kadar merhamete lâyıktır. Beni istedikle ri gibi çürütebilirler. Yardımcılarıyım! Fakat tezimi çürütmeğe kalkmalarını, anneden aziz bir manaya karşı cinayet sayarım!
Ben herkesi bağışlamaya, her şeyi merhamete layık görmeğe ne kadar hazırsam, kendini bu kanunun tek istisnası kabul etmeğe aynı nispette bağlıyım. Benim anlayışıma göre her fert, başucuna, "suçlu benim, herkes suçsuz!» levhasını asmalıdır ama kendisi dururken, başka kimsede bu levhayı aramamalıdır. Yoksa kendi levhasını düşürmüş, tepelemiş olur. Hele bende, herkesin katiyen suçsuz olduğu ve nefsini katiyen suçsuz bilmesi gerektiği kanaati, şahsıma ne yapsalar değişmez. Ben, acınma liyakatin in bu türlü dışına çıkmış bir lânetliyim! İçime sorarsanız Savcı adam öldürürken okşar; bense okşarken öldürürüm. İnsanın, kendisind e temiz, başkasında pis gördüğü, her iş bende tersine dönmüştür. Gözümde, başkalarının bütün pisleri temiz, benim bütün temizleri m pis oldu. Düşünün; acınamaz olmakta nerelere ulaştım ben! Benim böyle olmam, acımanın değerini düşürmez; yalnız bana acımanın değerini düşürür. Bana kimse acımasın! Sonra ona acımazlar; hali ne olur? Öyle bir hale geldim ki, bütün mantık ve nispet hesaplarımı kaybettim . Amerika'da bir cinayet işlense dünya çapında bir ses bütün insanlığa sorsa: Katil kim? Benim diye bağırabilirim. Soğuk kış geceleri, köprü altında yatan çıplakların vebali benim boynumda, gömleğimin yakasında. İsterseniz çareme Adlî Tıp baksın; fakat bir hastaneye girsem de, kan kanseri çeken sapsarı hastalar görsem, onları bu hale ben mi getirdim, diye düşünüyorum. Ben ne yaptım; uykuda, baygınlıkta, annemin karnında, babamın kanında, hangi cinayeti işledim, hangi mukaddesi kirlettim ki, kendimi, gelmiş gelecek bütün fenalıkların tek sorumlusu biliyorum . Beni görünce havalanan serçe, kaçırılan göz, çekilen perde, buruşan surat, bana beni hatırlatıyor. Dışımda ne arıyorlar; içime doğru suçluyum ben. Yapmadıklarımın, işlemediklerimin de suçlusu. Bir de kalkmış, belki kendimden birine, ondan öbürüne geçer, bir merhamet yangını çıkar, bütün ülkeyi sarar diye, tımarhanelik bir hayalîn peşine düşmüş, gidiyorum . Bunun için de en verimli tarla diye, Katilleri n, hırsızların, eroincile rin yuvasını seçmiş bulunuyor um. Ben nasıl acınacak adam olabiliri m? Merhamet, harikulad e bir şey; içinde hayat kaynayan kazan. Eğer ona uzanan eller arasında benim kan dolu avuçlarım olmasaydı...
Göklerin merhamet dolu olduğuna inanıyorum. Bizse nefsimizi n beton çatısını tepemize dikmiş yaşamayı öldürüyoruz. Merhamet. Âlem bu temel üzerinde. Eğer toprağa tohuma hatta kire lekeye merhamet olmasaydı su olur muydu? Rengi merhamet sesi merhamet pırıltılı şırıltılı su. Ne duruyorsu nuz sökün sahte su borularını. Ev ev merhamet şebekesi kurun. Tepelerin izdeki çatıları da yıkın. Göklerle temasa geçin. O zaman göreceksiniz ki acı su borularından kendi kendine tatlı su akacak. Ve başlar üstünde güneşe yol veren kubbeler yükselecek.
|