Rütbe: Moderatör
Üye No: 44
Cinsiyet: 
Konu Sayısı: 103
Mesaj Sayısı: 374
Nerden: Antalya
Teşekkür Sayısı : 6
|
 |
« : 19/02/2010, 22:40 » |
|
Zengin olma hayalleri ni hangimiz kurmaz ki? Yıllarca çalışır çabalarız. Borçlarımızı ödeme telaşı bir yana dursun kendimizi tutamayar ak buna yenilerin i de eklemek zorunda kalırız. Kendimizi yenilemek için sürekli alışveriş yapmak zorundaymışız gibi gelir ve çoğu zaman pazarlama taktikler ine inanarak ihtiyacımızdan fazlasını almaya devam ederiz. Harcamala rımız kadar kazanmaya programlı olduğumuz içinde , ihtiyacımızdan fazla bir para elimize hiç geçmez. İstediğimiz para elimize geçse, hayalini kurduğumuz o kadar çok şey vardır ki , hayalleri mizin de hayal olacağını bilmeden yaşarız…
Yorulmada n , emek sarfetmed en kazanabil mek tüm zamanların en büyük hayali olarak süregelmiştir. Çünkü yıllarca çalışıp, emekli olduğumuzda elimize geçecek üç kuruşun da, o zamana gelene kadar değerini yitireceğini biliyoruz . O yüzden çevremizdeki hızlı kazanç seçeneklerine kendimizi sürekli yakın tutarak , bunlardan prim kapmaya çalışıyoruz. Bu anlamda şans oyunları, çeşitli çekilişlere katılmak ve zincirlem e şekilde üye kaydedere k kazanç sağlayan sistemler etkisini gösteriyor. Bu sistemler den kazanabil eceğimizi vaad ettikleri yüksek kazançlar ile bir insanın çalışmasına bir daha gerek kalmayacağı ortaya çıkan sonuçlar arasındadır.
Yıllarca süren tahsil hayatından sonra, edindiğiniz mesleğin size getirisi elbette tatmin edici olmayabil ir. İşinizi de geçim derdi yüzünden sürdürüyor olmanız çok daha yüksek olasılıktır. Aylık geçiminizi sağlayacak bir geliriniz olmuş olsa muhtemele n kendinize güzel bir tatil zamanı ayırıp sonrasında istediğiniz ve sizi tatmin eden bir işte çalışacağınızı düşünüyorum. İşin tezatlığıda burada gibi geliyor. Sadece geçim kaygısı yüzünden istemediğimiz işlerde çalışmaya devam etmek zorunda kalıyoruz. Eğer kendimizi ve ailemizi geçindirecek kadar bir gelirimiz olmuş olsa kimbilir ne kadar farklı olurdu hayatımız. Bu noktada az önceki yere gelmiş olduk. Geçimimi sağlayacak aylık gelir yerine bir kere gelsin ve tam gelsin mantığında kendimizi şans oyunlarının kumpasında buluyoruz . Vurgulana n nokta sizin gibi milyonlar ca insanın kaybedeceği küçük para değil, toplanan paradan size düşebilecek olan büyük paydır. Kendi paramızı şans oyunları sistemine aktarıp , toplanan paranın 5’te 1’i kadarını da ikramiye olarak dağıtıldığı için kazanan taraf aslında belli oluyor.
Değinmek istediğim konu şudur : Şansımız yaver gitti ve şans oyunları yada farklı kazanç sistemler inden güzel bir para elimize geçti. Geçmeye de devam ediyor. Geçmişteki şans oyunları talihlile rinin talihsiz yaşamlarını az çok biliyorsu nuz. Ancak iradesi sağlam bir kişinin bu parayı mantıklı harcaması ve hayatındaki değerleri aynı şekilde koruyabil mesi mümkündür. Peki bu iradenin sağlamlığı neye dayanarak oluşuyor. Şans oyunlarında ömür çürütenleri izleyerek mi oluşuyor bu irade. Tabiki hayır. Belkide %1-2 ‘lik bir orandadır bu tip insanlar. Kazanılan paranın, ilk etapta hayat standartl arını yükseltmek için gelişi güzel harcanacağını ve kendi çevresinden uzaklaşmak anlamına geleceğini çok daha iyi bilirler. Aynı şekilde sahip olduğunuz mesleğinizi, ticarette öğrendiğiniz tecrübe ve deneyimle rinizi de elinizin tersiyle itmek anlamına gelecekti r bu şanslı gibi gözüken aslında şanssız deneyim.
Kolay kazanılan para ile artık herşeye burun kıvıran bir yapıya sahip olmamak elde değildir. Paranın satın alamayacağı hiçbirşey yoktur düşüncesi ile insani değerlerimizi de geride bırakmak. Çalışma hayatında, ürün/mal satarken yaptığınız indirimle rin sizi kurtarıp kurtarmay acağını düşünürken birdenbir e bu tür hesap kitaplar yapmaya ihtiyacınızın kalmaması ne kadar cazip gelir.
Zengin olmadan önceki hayatımızda , rastladığımız “ne oldum delisi” tarzı davranışlara , zengin olduktan sonra kendimizi n de paralelli k gösterdiğini maalesef görebiliriz. Toplumun değer yargılarına göre yaşamayı bir kenara bırakıp istediğimiz gibi hareket etmek bize her ne kadar normal gözükse de toplumsal sınıfı uçurumları, kefe’nin yüksekte kalan tarafında olduğumuzu gösterecek ve aynı kınanmaları da yaşayabileceğinizi gösterecektir. Empati duygusu ile önceden nefret ettikleri mize benzeyece k, artık içimizde başkalarına olumsuz örnek olabilece k yeni yeni uçuk hareketle r geliştireceğiz.
Bu şekilde bizi bile kendimize yabancılaştıracak olan zenginliğin kısa bir zamanda nasıl çöküşümüze altyapı sağlayacağından bahsetmey e çalıştım. Savruk ve başıboş bir yaşam sonucu, eskisinde n de beter bir hale düşen insanların ellerinde artık ne yapacak bir meslek ne de hayat amaçları kalmıştır. Hızlı ve doyumsuz geçen hayatın sadece bir gecelik eğlence gibi geçtiğini düşünün. Yıllarca çabaladığınız kendi imkanlarınızla gelen noktayı düşünün. Birde şansınızın sizi düşürdüğü hazin sonu.
Çok para kazanmak , zenginlik kötü bir şey değil, amaçlarınıza araç olarak değerlendirilebilecek bir seçimdir. Kendinizi paranın gücüne ezdirmede n önce bunun nasıl bir deneyim olacağını düşünün ve hissedin. Aslında göreceksiniz ki , zengin olduktan sonra yapacağım dediğiniz herşey parmaklarınızın ucunda. Sadece sırası ile yapabilec eğinize inanın. Aynı anda doyumsuz bir yaşam sürecinde değil, farkındalığınızı arttırmış ve hedefleri nize adım adım ilerlerke n yaşayacağınız bir duygu. Zenginim ama hiçbirşeyim demek yerine, iç zenginliğinizi farkedin. ..
Yazan : Turgay GEZİCİ
main-board
|